Merhaba,
Saat 7 gibi uyanıp pazartesi sendromuna girdim. Rüyamda hep okulu, okuldaki işlerimi görmüştüm. Tam kalkıyordum ki pazar olduğu aklıma geldi. Size de olur mu? Nasıl bir mutluluktur bu. Kocama sarıldım. İsli puslu bi sabahtı oysa. Sevilir hiç bir yanı yoktu. Ama pazar ve sevdiğinin yüzü kokusu eklenince öyle güzel geldi ki gün gözüme. Huzur bu kadar güzel mi kokuyormuş. Çocukluk yıllarımın huzurunu, aileme sırtını dayama korkmama duygusunu yıllar sonra eşim yaşatıyor bana. Huzur nasıl kokar? Ben biliyorum. Eşim gibi:)
Güzelce kahvaltımızı ettik. Şimdi salonumuzda o aykut kocamanın istifasını izliyorum. Ben bunları yazıyorum. Allah hepimizin yüreklerine huzuru eklesin. Huzur kokan eşler, huzur kokan aileler, huzur kokan arkadaşlar, huzur kokan evlatlar versin. Herkesin huzuru farklı kokar değil mi?
23 Aralık 2012 Pazar
16 Aralık 2012 Pazar
Kör Nokta:)
Dün gece AŞK'la bu filmi izledik. Çok etkileyiciydi. Bunca zamandır harddiskimde duruyormuş. Spartacus'un kanlı sahnelerinden sonra insani değerlerin yoğun olduğu bu film bize iyi geldi. Tavsiye ederim.
Miskin bir pazar yaşıyoruz. Kahvaltı ettik. Tekrar yattık. Günlerdir çok yorulduk. Evde tadilat vardı. Ardından eşimin iş arkadaşlarını ağırladım. Cuma günü. Cumartesi asker ziyaretine gittik. Mutfaktan çıkamamıştım. Dinlenmek iyi geldi. Okulda herşey daha yolunda. Çok şükür. Bir de özlemler olmasa:(
Miskin bir pazar yaşıyoruz. Kahvaltı ettik. Tekrar yattık. Günlerdir çok yorulduk. Evde tadilat vardı. Ardından eşimin iş arkadaşlarını ağırladım. Cuma günü. Cumartesi asker ziyaretine gittik. Mutfaktan çıkamamıştım. Dinlenmek iyi geldi. Okulda herşey daha yolunda. Çok şükür. Bir de özlemler olmasa:(
9 Aralık 2012 Pazar
Relaxxx
Havalar soğuk. Gezip dolaşamıyorum. Bu da beni sıkıntıya sokuyor. Temiz hava ve yürüyüş ruhumuzun en güzel ilaçları. İşte bu yüzden sonbahar kış benim mevsimlerim değil.
Böyle zamanlarda tahammülsüz oluyorum bi de malum kadınsı günler ufukta olunca, sinir stres hepten tavan yapıyor.
Dün akşam kapımız çaldı. Açtım yönetici. Alt kata bizden su sızıyormuş. Bugün akşam üstü usta geldi. Kırdı döktü. O kırıp düktükçe bana da sinir geldi. Etraf berbat. Bi dizi keyfimiz vardı onu da yapamadık. Bu gerginliğe bi de pazartesi sendromu eklenince iyice geriliyor sinir telleri.
Relaxxx Relaxxxxx olmak istiyorum. Ne yapsam ki?
2 Aralık 2012 Pazar
Kum döküyorum:(
Mutluluk evimizin her köşesinde.
Huzur kokuyor kapımı açınca.
Sofram bereketli, sofram neşeli.
İşte çokça nazar duası okusam da sanırım, kem gözler eksik olmuyor üzerimizden.
Evlendiğimizden beri, sürekli rahatsızlıklar atlattım.
Midem mi ağrımadı, alnımda uçuk bile çıktı, sinüzit farenjit.
Şimdi de kum dökme olayı.
Bir de hafta sonuna denk gelince, huzursuzluğum çift kat arttı.
Acildeki hekim, kum döktüğümü söyledi yaptığı tetkiklerden sonra.
Yarın ürolojiye gideceğim.
Üzücü, sancılı, ateşli kötü bir gece geçirdim.
Şimdi iyiyim.
Annemleri bu sabah uğurladım.
En çok da onları bu şekilde uğurladığıma üzüldüm.
En büyük nimet sağlık.
İnsan canı yanınca daha iyi idrak ediyor.
Sağlıkla kalın...
29 Kasım 2012 Perşembe
Bıkkın öğretmen
Öğretmenim.
Kırgın, yorgunum.
Başını okşadığımda bana bakan o pırıl pırıl gözler olmasa, hiç katlanamazdım sanırım.
Aslında çok kolay ve keyifli geldiği için seçmiştim bu mesleği.
Ama 5 yılda tükendim.
O kadar yıprattılar ki öğretmenleri.
Hele başbakanımızın maaşlarımızı memurla karşılaştırıp, 15 saate çok bile demesi bu maaş demesi, hala gönlümün bir yanında kırgınlık sebebi.
Ben bir köy okulunda çalışıyorum.
O kadar zor ki.
15 saat derse giriyorsun ama, klubü, özel günleri,projeleri eve sürekli iş götürüyorum.
Rüyalarımda bile öğrencilerimi görüyorum.
Sınıflar kalabalık, imkanlar yetersiz, kültürlerimiz farklı.
Kızsan kızamıyorsun.
Ah yazsam daha neler neler!
Bir de saçma sapan görevlendirmelerle yoruyorlar.
Kırgın, yorgunum.
Başını okşadığımda bana bakan o pırıl pırıl gözler olmasa, hiç katlanamazdım sanırım.
Aslında çok kolay ve keyifli geldiği için seçmiştim bu mesleği.
Ama 5 yılda tükendim.
O kadar yıprattılar ki öğretmenleri.
Hele başbakanımızın maaşlarımızı memurla karşılaştırıp, 15 saate çok bile demesi bu maaş demesi, hala gönlümün bir yanında kırgınlık sebebi.
Ben bir köy okulunda çalışıyorum.
O kadar zor ki.
15 saat derse giriyorsun ama, klubü, özel günleri,projeleri eve sürekli iş götürüyorum.
Rüyalarımda bile öğrencilerimi görüyorum.
Sınıflar kalabalık, imkanlar yetersiz, kültürlerimiz farklı.
Kızsan kızamıyorsun.
Ah yazsam daha neler neler!
Bir de saçma sapan görevlendirmelerle yoruyorlar.
25 Kasım 2012 Pazar
Evliliğe alışma süreci:) Kastamonu'dan:)
Çok uzun zamandır yazmıyordum.
Yazamıyordum.
Nedense daha çok hüzünlüyken yazma ihtiyacı duyuyorum.
Zaman mutluluk ve mutsuzlukla orantılı bir kavram bence.
Mutluyken daha hızlı geçiyor sanki.
1 mutlu saat=1 mutsuz dakika:)
Öyle işte...
Ben artık evli bir kadınım.
Bal bir kocam var.
Oldukça mutlu ve huzurluyum.
Annem babam ve yakın arkadaşım mer de ziyaretimde.
Evimde ilk misafirlerimi ağırlıyorum.
Hayatım keskin bir virajla yön değiştirdi.
Birdeli sevda ben.
Blogumun adını değiştirdim.
Eskiden yazdıklarımı hatırlayan var mı?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



